Parotis bezi, eksternal (ekstraglanduler) ve internal (intraglanduler)
olmak üzere iki bölümden oluşan, ara bağlantıları olan,
tümör invazyonu ve metastazından etkilenebilen lenfatik sisteme
sahiptir. Baş-boyun bölgesinin büyük bir kısmının lenfatik drenajı
parotis lenf nodlarına olur
4. Bundan dolayı bu bölgedeki
tümörler rahatlıkla parotise metastaz yapabilir.
Parotis bezinin metastatik tümörleri sıklıkla baş-boyun bölgesindeki
primer tümörlerden köken alırlar. Conley ve Arena 81
ikincil parotis tümörlü vakanın % 40'ında baş boyun bölgesinde
yassı epitel hücreli karsinom, % 42'sinde malign melanom tespit
etmişler ve parotis metastazlarından primer sorumlu bölge ola
rak skalp ve kulak cildini göstermiş, bunu baş boyun bölgesinin
diğer kısımlarının takip ettiğini belirtmişlerdir 5. Parotis bezinin
tutulması, sıklıkla MM'nin, parotis bezi ve lenf nodlarına intralenfatik
yayılımıyla olur, ancak MM direk invazyonla da parotis bezini
tutabilir 4.
MM'nin primer tedavisi cerrahidir. Breslow, invazyon
alanında tümör kalınlığını ölçmüş ve mikrometre ile tümörün invazyon
derinliğini ölçmenin prognozun tek ve en kesin göstergesi
olduğunu belirtmiştir 6. Ayrıca melanomlarda, lezyonun 0.76
mm'den daha az kalınlığa sahip olması halinde, rezeksiyon sınırının
genişliği ile rekürrens veya metastaz sıklığının ilişkili olmadığını
vurgulamıştır. Veronesi ve ark. yapmış oldukları çalışmalarında,
yeni eksizyon sınırları öne sürmüşler ve 0.76 mm'ye kadar olan
lezyonların 1 cm, 3 mm kalınlığındaki lezyonların 2 cm, 3 mm
kalınlığın üzerindeki lezyonların ise 3 cm sağlam doku sınırı ile
eksize edilmesi gerektiğini belirtmişlerdir 7.
Yapılan çalışmalarda, MM metastazlarında primer odak
0.75 mm'den fazla kalınlıkta ise parotise metastaz insidansının
başladığı, 1.5 mm'den fazla ise bölgesel lenf noduna yayılım
insidansının yüksek olduğu belirtilmiştir 8,9. Primer lezyon cilt
altı yağ dokusuna yayılır veya 3 mm kalınlığa erişirse; hem parotis
hem de servikal metastazların görülme sıklığı artar 9.
Olgumuzda; hastaya 6 yıl kadar önce alnındaki lezyondan
ötürü uygulanan operasyona ve lezyonun histopatolojisine ait
veri bulunmamaktadır. Operasyon sonrasında yaptığımız taramalar
neticesinde akciğer, karaciğer ve sürrenalde tespit
edilen kitleler, yapılan Dermatoloji, Dahiliye ve Göğüs Hastalıkları
konsültasyonları sonucunda metastaz lehine yorumlanmış ve
alındaki lezyonun muhtemel primer odak olduğu düşünülmüştür.
Di-Saverio ve ark. parotis MM metastazlı üç olguda, primer
odakların zamanında önem verilerek çıkarılmadıklarını ve histopatolojik
tetkiklerinin yapılmadığını belirtmişlerdir 8. Yine
başka bir çalışmada parotis MM metastazlı iki olgunun primer
odağının basit bir şekilde çıkarıldığı ve histopatolojilerinin bir olguda
olmadığı, birinin de yanlış olarak değerlendirildiği belirtilmiştir
10. Bu olguda primer odak olarak düşündüğümüz lezyon, basit
bir girişim olarak değerlendirilerek çıkarılmış ve histopatolojik tetkik
yapılmamıştır.
Parotis bezinin primer ve metastatik MM'leri nadir görül
mekle birlikte, prognozlarının oldukça kötü olması nedeniyle, pa
rotis bezi kitlelerinin ayırıcı tanısında gözardı edilmemelidir.