E-MAIL ALERT

RSS FEED


2004, Volume 36, Number 3, Page(s) 053-056
TIP FAKÜLTESİ ÖĞRENCİLERİNİN AYAK MANTAR FLORASI
Hakan USLU, A. Esin AKTAŞ, Demet ÇELEBİ, Osman AKTAŞ
Atatürk Üniversitesi Tıp fakültesi Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Erzurum
Anahtar Kelimeler: Fungal ayak florası, Dermatofitler, Nondermatofitler
Abstract
Özellikle yurt ortamı gibi kalabalık yerler mantar enfeksiyonları için uygun ortamlardır. Yüzeyel mikotik enfeksiyonlar sıklıkla dermatofitler tarafından bazen de mayalar ve nondermatofitik küfler tarafından oluşturulur. Bu çalışma tıp fakültesi öğrencilerinde ayak derisi ve tırnağın fungal florasını belirlemek amacıyla planlandı. Çalışmada hiçbir klinik şikayeti olmayan 138 gönüllü öğrenciden ayak deri-tırnak kazıntı örnekleri alındı.

İncelenen örneklerin % 37.0'si çeşitli fungal etkenler yönünden pozitif bulunmuştur. Pozitif kültür oranı erkek öğrencilerde (% 62.3) kız öğrencilere (% 37.7) göre daha yüksek olmuştur. Kültürlerde en sık olarak izole edilen fungus türü Aspergillus spp.9 (%6.5) olmuş bunu Penicillium spp.8 (%5.8), Candida spp. 8 (%5.8), Scopuloriopsis spp. 7 (%5.1), Clodosporium spp. 7 (%5.1), T.rubrum 5 (%5.1), Fusarium spp. 4 (%3.0) ve T. mentogrophytes 1 (%0.7) takip etmiştir. Kültürde üreyen nondermatofitik küf veya mayalar gerçek etken yada kontamimant olabilir. Bu nedenle kültür sonuçları mutlaka klinik bulgularla beraber değerlendirilmelidir.

  • Top
  • Abstract
  • Introduction
  • Methods
  • Results
  • Disscussion
  • References
  • Introduction
    Vücudumuz florasında birçok bakteri ve bazı mantarlar hastalık yapmadan yaşarlar. Uygun ortam bulduklarında hızla çoğalıp, infeksiyona neden olabilirler. Derinin mantar hastalıkları oldukça sık rastlanan bir cilt hastalığıdır. Genellikle ergenlikten sonra görülür. Deride yüzeyel mikotik enfeksiyon yapan en önemli mantar türü dermatofitlerdir. Dermatofitozlar en sık görülen ve en çok tekrar eden mantar infeksiyonudur. Dermatofitik T.pedis mantar hastalıklarının, dermatofitik onikomikozlar ise tırnak bozukluklarının en sık nedenleridir1. T.pedis için, sentetik maddelerden yapılmış olan terlik ve ayakkabı kullanımı ve özellikle yurt ortamı gibi kalabalık, ortak eşya kullanımının fazla olduğu yerler, duş zemini hastalığın yaygınlaşmasına katkıda bulunan faktörlerdendir. Ayrıca sıkı ayakkabılar giyilmesi, cildin uzun süre nemli kalması, tırnak ve ciltte küçük sıyrıklar duyarlılığı arttırabilir. İnsanların en az %10'nun hayatları boyunca yaşamlarının en az bir döneminde T.pedis, ve yine %90' nının mantar enfeksiyonu geçirdiği düşünülmektedir2,3. Özellikle yetişkinlerde atlet ayağı da denilen T.pedis, oldukça rahatsızlık verici bir klinik tablodur4. Birçok çalışma T.pedis'i en sık klinik, Trichophyton rubrum'u ise en sık etken olarak vurgulamıştır. Bu çalışmalarda etyolojide T.pedis ve T.unguiumun vakalarında sıklıkla T.rubrum, T.mentagrophytes, daha az olarak da E.floccosum‘u sorumlu tutmaktadır Olguların çoğunda T.pedis'in beraberinde T.manum da vardır. Bazende olaya maya mantarları da katılabilir5-9. Fakat bazı çalışmalarda, özellikle onikomikozlarda mayaların ve nondermatofitik küf mantarlarının yaptığı tablolara dikkat çekmektedir10. Özellikle sağlıklı kişilerde ayak parmak aralarından ve tırnak kazıntılarından yapılan tarama çalışmalarında dermatofitik etkenlerin yanında mayalar ve nondermatofitik küflerin potansiyel patojen olabilecekleri vurgulanmıştır11. Bizde çalışmamızda erişkin yaş grubunda bir kitleyi oluşturan Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi ikinci sınıf öğrencilerinde ayak mantar florasını çalışmayı amaçladık.
  • Top
  • Abstract
  • Introduction
  • Methods
  • Results
  • Disscussion
  • References
  • Methods
    Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi 2003-2004 öğretim yılı ikinci dönem 138 gönüllü öğrenciden alının ayak parmak arası deri ve tırnak kazıntı örnekleri incelenmiştir. Her örnekten SDA (Sabouroud Dextroz Agar) ve MDA (Mycobiyotic Dextroz Agar) besiyerlerine, ekimler yapıldı. Ekimi yapılan besiyerleri 26ºC ve 37ºC de inkübasyona bırakıldı. Kültürler haftada 2-3 kez olmak üzere en az dört hafta kontrol edildi.12. Fungal kolonilern makroskopik incelenmesinde; üreme hızı, yüzey görünümü (çıplak, mumsu, pudramsı, granüler, süet benzeri, kadifemsi ve tüysü oluşu), topografisi (düz, kabarık ve dağınık koloni şekli), koloninin büklüm tipi (ışınsal, beyin ya da krater görünümlü), yüzey boyası ve taban rengi, iyi ürediği ısı, çözünebilir pigmentin varlığı gibi kriterler dikkate alındı. Kolonilerin mikroskopik incelemesinde ise; hazırlanan boyasız ve boyalı [laktofenol pamuk mavisi (LFPM)] ile preparatlarda hiflerin yapısı, mikro ve makrokonidyum varlığı araştırılıp, fungal yapıların görünüm özellikleri kısık ışık ayarlı mikroskopta küçük ve büyük büyütmeli objektiflerle değerlendirildi12,13. İstatistiksel analizler SPSS 10.0 programı ile X2 testi kullanılarak değerlendirilmiştir.
  • Top
  • Abstract
  • Introduction
  • Methods
  • Results
  • Disscussion
  • References
  • Results
    Çalışmamızı 2003-2004 öğretim yılı içinde Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde okuyan gönüllü 138 öğrenci üzerinden gerçekleştirdik. Tüm öğrencilerden her iki ayaktan parmak arası deri ve tırnak kazıntı örnekleri alındı. Cinsiyet dağılımı erkek %62.3 (n=86), kadın %37.7 (n=52) olarak gözlendi. Cinsiyete göre dağılımda istatistiksel bir fark bulunamadı. (x2=0.09, P>0.05).Genel kültür dağılımları Tablo.1'de gösterilmiştir.


    Click Here to Zoom
    Tablo 1: Fungal Kültür Sonuçları

    Daha önce ayaklarında mikoz tanısı alarak tedavi almış ve gözle yapılan fizik muayenesinde mikoz şüphesi olan 16 vakada 6'sı erkek (%4.3), 2'si (%1.5) kadın toplam 8 (%5.8) dermatofitoz etkeni tesbit edildi. Toplam 8 dermatofit etkeninin tüm örneklere göre dağılımı incelendiğinde 7 T.rubrum türünün 5'i (%3.6) erkek, 2'sinin (%1.5) kadın; bir T.mentagrophytes (%0.7) türünün ise erkek öğrencide olduğu gözlendi. Dermatofitoz pozitif kültürlerde üretilen etkenlerinin cinsiyetlere göre dağılımı tablo 1'de gösterilmiştir (Tablo 2).


    Click Here to Zoom
    Tablo 2: Deri-tırnak-kazıntı Örneklerinde Pozitif Dermatofitoz Kültür Etkenlerinin Cinsiyetlere Göre Dağılımı

    Alınan deri-kazıntı örneklerinde %5.8'lik dermatofit kültür pozitifliğinin yanında çalışmamızda maya izolatları ve nondermatofitik florada incelemeye alınmıştır.Maya izolatlarının kültür pozitifliği %5.8, nondermatofitik etkenlerin kültür pozitifliği ise %25.3 olarak tesbit edilmiştir.Bu kültürlerin cinsiyete göre dağılımı incelendiğinde istatiksel anlamlı bir fark bulunamadı (x2=0.10, P>0.05) (Tablo 3). Tüm pozitif ve negatif kültürlerin cinsiyetlere göre dağılımı ise tablo 3'de sunulmuştur. Toplam 51 öğrencide %37 ‘lik bir oranda yapılan deri-tırnak kazıntı örneklerinde 3 farklı gruptan mantar enfeksiyonu yapan/yapabilecek olan mantar izolatı tespit edildi. 86 erkek öğrenciden %67.4'ünde (n:56) üreme olmaz iken %32.6'sında (n:28) üreme oldu. 52 kadın öğrencinin kazıntı kültürlerinde ise %55.8'inde (n:29) üreme olmaz iken, %44.2 ‘lik (n:23) üreme tesbit edildi.


    Click Here to Zoom
    Tablo 3: Deri-tırnak-kazıntı Örneklerinde Nondermatofitik Küflerin Cinsiyetlere Göre Dağılımı

  • Top
  • Abstract
  • Introduction
  • Methods
  • Results
  • Disscussion
  • References
  • Discussion
    Tinea tanısı almış hastalarda yapılan çalışmalarda onikomikoz ve T.pedis'de en sık etkenlerin dermatofitler olduğu gösterilmiştir. Dermatomikoz etkenleri içinde de en sık T.rubrum'un izole edildiği bilinmektedir. Bu etkenlerin yanı sıra mantar florasını araştıran bazı çalışmalarda özellikle onikomikozlarda, maya ve nondermatofitlerin önemli oranda rol oynadığı iddia edilmekte ve enfeksiyon insidansının dermatofitik etkenler için % 80, nondermatofitler için %12 ve Candida albicans için % 8 olduğu bildirilmektedir10.

    Oyeka ve ark11 çalışmalarında gönüllü 100 (67 erkek, 33 kadın) klinik şikayeti olmayan yetişkinde ayak parmak arası mantar florasını incelemişlerdir. Çalışma da klinik fizik muayenede 10 şüpheli hasta bulunmuştur. Pozitif kültür dağılımlarını mayalar için %27, nondermatofitler için %24 olarak tesbit etmişlerdir. Dermatofitlerden (%2) en sık Microsporum gypseum izole edilmiş. Rhizopus stolonifer ve Trichosporon cutanueum en sık gözlenen nondermatofit türü olmuştur. Bu çalışmada özellikle nondermatofit ve mayalar sağlıklı insan ayak parmak aralarında saklanan potansiyel patojen etkenler olarak vurgulanmışlardır.

    Tseng ve ark14 çalışmalarında Fusarium'un neden olduğu tırnak enfeksiyonlarından bahsetmekte ve Fusarium enfeksiyonunun çok kısa zamanda tedavi edilmesi gerekliliğini vurgulamaktadırlar. Çünkü invitro ortamlarda çoğu antifungallara dirençli bir tür oluşu nondermatofit etkenler içerisinde önemini daha da artırmaktadır. Tosti ve ark15 nondermatofitik küflerin sebep olduğu onikomikoz vakaları ile ilgili farklı grup çalışmalarında prevelansı %1.45-17.6 olarak bulmuşlardır. Bu çalışmalarında 1548 tırnak bozukluğu olan hastadan oluşan çalışma gruplarında 431 mantar enfeksiyonu şüpheli hastada 59 vakada nondermatofitik küf bulmuşlardır. Bunların dağılımları ise; 17 hastada Scorulopsis brevicaulis, 26 hastada Fusarium spp., 9 hastada Acromonium spp. ve 7 hastada Aspergillus spp. şeklinde sıralanmıştır. Özellikle maya ve nondermatofit küflerin sadece sistemik hastalıklardan ve immünsüprese hastalarda olmadığını ve etkenlerin bir çok kombine farklı tedavilerde bile elimine edilemediklerini vurgulamaktadırlar. Bu kombine tedavilerde özellikle onikomikozlar da başarı oranlarını ise; S. brevicaulis için %62.2, Acremonium spp için %71.4, Fusariım spp için %40 olarak bulmuşlardır. Özellikle bu hastalarda sistemik tedaviden ziyade topikal tedaviyi önermektedirler. Mok WY ve ark16 1296 sağlıklı bireylerde el, ayak ve kafa derisinden alınan kazıntı örneklerini incelemişler ve %10 kültür pozitiflik bulmuşlardır. Bunların %85' inin maya grubu mantarlar olduğunu, kalan izolatların ise yine aynı çalışmada alınan toprak örneklerindeki üreyen küf mantarları ile büyük benzerlik gösterdiğini tespit etmişlerdir.

    Ginnis ve ark17 ayak parmak aralarından alınan kazıntı örneklerinde mikroflora ile ilgili çalışmalarında 1291 küf ve 598 maya mantarı izole etmişlerdir. Hiç bir klinik şikayeti olmayan gönüllülerin ayak parmak arası kazıntılarında Torulopsis, candida, Mycelia sterilia, Rhodotorula rubra, Cryptococcus albidus, Aspergillus spp ve Penicillium spp türleri üretmişlerdir. Klinik şikayeti olmayan 5 vakada Cryptococcus neoformans, 7 vakada T. mentagrophytes ve bir vakada da T. rubrum üretilmiştir.

    Midgley ve ark18 ise özellikle tırnak bozukluğu olan vakalarda yaptıkları çalışmada candida ve dermatofit türlerinin birbirlerine yakın oranlarda tırnak enfeksiyonlarından sorumlu olacağını fakat tırnak enfeksiyonlarında nondermatofitik etkenlerden Scopulariopsis spp, Acremonium spp ve Aspergillus spp türlerinin tırnak bozukluklarına neden olabileceği hatırlatılmaktadır.

    Hilmioğlu ve ark19 İzmir Ege Üniversitesi'nde onikomikoz ön tanılı 716 hiç antifungal almamış hastadan alınan 830 tırnak kazıntı örneğini incelemişlerdir. Çalışmalarında küf onikomikozisinin oranını %12 (n:25) tesbit ederlerken dermatofitik enfeksiyonlarını %41, maya enfeksiyonlarını ise % 47 olarak bulmuşlardır. Nondermatofitik etkenlerin sıralamasınıda; Aspergillus niger7, Fusarium spp.6, Ulocladium spp.4, Acremonium spp.2, Steril miçel2, Alternaria spp.1, Aspergillus flavus1, Cladosporium spp.1 ve Scopulariopsis spp.1 şeklinde bulmuşlardır.

    Hiçbir şikayeti olmayan bir grubu temsil eden bizim çalışmamızdaki ayak mantar florası kültür sonuçları incelendiğinde üç farklı grub için dağılımımız; dermatofitoz etkenleri %5.8, maya mantarları %5.8 ve nondermatofitler için ise %25.3 olduğu gözlemlenmiştir. Bu verileri diğer bu konuda yapılan çalışmaların verileri ile karşılaştırdığımızda dermatofitoz etkenlerinin %2-80, maya etkenlerinin %8-85 ve nondermatofit etkenlerinin de %12-41 oranlarında dağılım gösterdiği bizim dağılımımızın da bu rakamlar arasında olduğu tespit edildi. Ancak özellikle klinik şikayeti olmayan hastalarda nondermatofit etkenlerinin daha fazla oranlarda görülmesine rağmen bu küf mantarlarını çok sık laboratuvar kontaminantı olmasının yanlış tanılara sebep olacağının ve Fusarium gibi antifungallere çok dirençli türlerinde atlanması nedeniyle de çok ciddi klinik tablolara neden görülebileceğinin unutulmaması kanısındayız10,11,14-16,19.

  • Top
  • Abstract
  • Introduction
  • Methods
  • Results
  • Discussion
  • References
  • References

    1) Erbakan N. Derinin Mantar Hastalıkları, 1.Baskı, Türkiye Klinikleri Yayınevi, Ankara 1989:2-30

    2) Saniç A. Dermatofitler,Tümbay E.Temel ve Klinik Mikrobiyoloji, Ustaçelebi Ş, Güneş Kitabevi, Ankara,1999;1033-1043

    3) Koneman EW, Allen SD, Janda WM, Schreckenberger PC, Winn WC. Color Atlas and Textbook of Diagnostic Microbiology, Lippincott: New York 1997; 1026-1027

    4) Roderick JH. Dematophytosis and other superficial mycoses. Gerald LM, John EB, Raphael D. Principles and Practise of Infectious Diseases, The Curtes Center Indepence Square West Philadelphia, Pennsylvania, 2000; 2757-2761

    5) Çelik E, İlkit M, Tanır F, Yiğit S. Bir tekstil fabrikası çalışanlarında yüzeyel mikozların prevalansı ve etkenleri, 2.Ulusal Mantar Hastalıkları ve Klinik Mikoloji Kongresi, 19-21 Haziran 2001, Ankara, Kongre Kitabı:227

    6) Öztürkcan S, Okuyan B, Marufi HM. Son 5 yıl içinde kliniğimizde saptanan yüzeyel mantar hastalıklarının retrospektif değerlendirilmesi, Türk Mikrobiyol Cem Derg 1999; 29: 92-95

    7) Fındık D, Mevlitoğlu İ, Kaya M, Arslan U, Yüksel A.1994-2000 Yılları Arasında S.Ü.T.F. Mikoloji laboratuvarında dermatomikoz ön tanılı olgulardan izole edilen etkenler. 2.Ulusal Mantar Hastalıkları ve Klinik Mikoloji Kongresi, 19-21 Haziran 2001, Ankara, Kongre Kitabı:187

    8) Mevlitoğlu İ, Endoğru H, Gökcan D. Yüzeyel Mikozlu 2472 Olgunun Retrospektif Değerlendirilmesi, 2.Ulusal Mantar Hastalıkları ve Klinik Mikoloji Kongresi, 19-21 Haziran 2001, Ankara, Kongre Kitabı:232

    9) Karaca N, Koç AN, Utaş S, Ukşal Ü. Kayseri ve Çevresinde Yüzeyel Mikoz Ön Tanılı Hastalardan İzole Edilen Etkenlerin Dağılımı, , 2.Ulusal Mantar Hastalıkları ve Klinik Mikoloji Kongresi, 19-21 Haziran 2001, Ankara, Kongre Kitabı:186

    10) Kemna ME, Elewski BE. A U.S. Epidemiologic survey of superficial fungal diseases, J Am Acad Dermatol 1996; 35: 539-542

    11) Oyeka CA, Ugwu LO. Fungal Flora of Human Toe Webs, Mycoses 2002; 45: 488-491

    12) Yücel A. Bakteri Parazit ve Funguslara Karşı İmmun Yanıt. Ustaçelebi Ş (Ed): Temel ve Klinik Mikrobiyoloji. Güneş Kitabevi, Ankara, 1999: 278-279

    13) Tümbay E.Pratik Tıp Mikolojisi, İzmir, Bilgehan Basımevi, Bornova, 1.Baskı,1983: 3-219

    14) Tseng SS, Longley BJ, Scher RK, Treiber RK. Fusarium fingernail infection responsive to fluconazole intermittent therapy. Cutis 2000; 65: 352-354

    15) Tosti A,Piraccini BM, Lorenzi S. Onychomycosis caused by nondermatophytic molds: clinical features and response to treatment of 59 cases. J Am Acad Dermatol 2000; 42: 217-224

    16) Mok WY, Barreto da Silva MS. Mycoflora of the human dermal surfaces Can J Microbiol 1984; 30: 1205-1209

    17) McGinnis MR, Rinaldi MG, Halde C, Hilger AE. Mycotic flora of the interdigital spaces of the human foot: a preliminary investigation. Mycopathologia 1975; 55: 47-52

    18) Midgley G, Moore MK, Cook JC, Phan QG. Mycology of nail disorders. J Am Acad Dermatol 1994; 31: 68-74

    19) Hilmioğlu S, Metin DY, İnci R, Dereli T, Kılınç I, Tümbay E. Non-dermatophytic molds as agents of onychomycosis a prospective study.9th European Confederation of Medical Mycology Congress, September 28-October 1, 2003, Amsterdam, Kongre Kitabı 252

  • Top
  • Abstract
  • Introduction
  • Methods
  • Results
  • Discussion
  • References