E-MAIL ALERT

RSS FEED


2006, Volume 38, Number 2, Page(s) 033-038
AKUT İSKEMİK İNMENİN DEĞERLENDİRİLMESİNDE GÜNCEL NÖRORADYOLOJİK METODLAR
Gökşin ŞENGÜL, Fatih ALPER
Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Nöroşirürji (GŞ) ve Radyodiagnostik (FA) Anabilim Dalları, Erzurum, Türkiye
Anahtar Kelimeler: Etyoloji, İnme, Nöroradyoloji
Abstract
İskemik inme acil görüntüleme için radyoloji ünitesine gönderilen hastalarda en sık bulunan klinik tablolardan birisidir. Zamanında ve doğru yapılan görüntüleme ile tanının konabilmesi hastanın erkenden tedavi ünitesine ulaşmasını ve tedavinin hemen başlatılmasını mümkün kılar. İskemik inme hastalarında gelişmiş bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans görüntüleme teknikleriyle hızla doğru tanıya ulaşılması hastalığın morbidite ve mortalitesini önemli derecede azaltabilmektedir.
  • Top
  • Abstract
  • Introduction
  • Conclusion
  • References
  • Introduction
    İskemik inmenin erken tanısı uygulanan tedavilerin başarısı için önemlidir. Hastalığın seyrinde tehlikenin zamanla arttığı, ilk birkaç saatte dar bir tedavi aralığının olduğu, bunu kriz safhasının izlediği ve bundan sonra kanama komplikasyonlarının dramatik bir şekilde arttığı bilinmektedir1-5. Bu açıdan tanının erken zamanda konulabilmesi kritik öneme sahiptir. Tanının ilk üç saatte konulması intravenöz veya intraarteriyel trombolizise ve intraarteriyel pıhtının mekanik temizliğine, 3-6 saatte konulması intraarteriyel trombolizise ve intraarteriyel pıhtının mekanik temizliğine imkan verir. Tanının 12 saatte içinde konulması iyileşme için gerekli olan beyni koruyacak ilaçların uygulanmasını sağlar.

    İskemik inme tanısında kontrast madde verilmeden elde olunan bilgisayarlı beyin tomografisi (BT) ve konvansiyonel beyin manyetik rezonans görüntüleme (MRG) birçok merkezde rutin olarak uygulanan yöntemlerdir5-7. Difüzyon ağırlıklı MRG yukarıda belirtilen iki yönteme göre daha sensitiftir3,8 ve merkezimizde akut iskemik inmelerde rutin olarak uygulanmaktadır . Bazı merkezlerde rutin uygulama alanı bulan BT anjiografi akut inmede damardaki tıkanıklığı gösterdiği gibi vasküler duvar ve lümen patolojilerini de göstermede oldukça faydalıdır ve özellikle ilk üç saatte yapılacak BT anjiyografi tedavinin erken başlamasını sağlar1,2.

    Nöroradyolojik Yöntemler
    Görüntülemeye geçmeden önce hastanın hikayesi detaylı öğrenilmeli ve klinisyenden nörolojik durumu ile ilgili bilgi alınmalıdır.

    Hastanın klinik tablosu akutsa görüntülemeye kontrastsız BT ile başlanır9. BT incelemesi acil koşullarda yapılabilmesi ve çoğu hastanede bulunması nedeniyle sıklıkla başvurulan bir görüntüleme yöntemidir. BT incelemesi genellikle hem iskemik inmeyi taklit eden tümör, vasküler malformasyon veya subdural hematomun saptanması için hem de tedavi için kontrendikasyon oluşturan kanamanın dışlanması amacıyla yapılmaktadır10. BT çekilirken geçecek zamanın yapılacak tedavinin süresini kısaltmaması için hastanın hastaneye müracaatından itibaren en kısa süre içinde yapılması gerekir. BT tipik olarak iskemiden 6-18 saat sonra bulgu verir ancak bazen ilk 2 saatte bile bulgu verebilmektedir. Tomografide erken evrede hiperdens orta serebral arter işareti, bazal ganglion kenarlarının silinmesi, insüler kortekste ödem, sulkuslarda silinme, gri-beyaz cevher ayrımının kaybolması ve ödeme bağlı orta hat şifti izlenebilir11. Ancak BT' nin özellikle ilk 12 saat içinde, küçük enfarktlarda ve posterior fossa bölgenin değerlendirilmesinde yetersizliği sözkonusudur9. BT ayrıca daha sonra yapılacak ilave tetkiklerin ne olacağı konusunda radyoloğa fikir verir.

    BT anjiografide iki taraflı internal karotid ve vertebral arterler görüntülenir (Şekil 1, 2). İlk alınan görüntülerde kontrast madde dolum azlığı varsa geç görüntüler elde edilmelidir. Bu, hastaya uygulanacak tedavi yöntemini belirlemede önemlidir. Şöyle ki şayet geç görüntülerde kontrast madde geçişi var ise bu lümenin daraldığını gösterir ve tedavide cerrahi yöntemler uygulanır, eğer geçiş olmaz ise tam tıkanıklılığı gösterir ve bu durumda cerrahi şansı ortadan kalkar12.


    Click Here to Zoom
    Şekil 1: Aksiyel BT Anjiografi Kesitinde Sol İCA Servikal Kesiminde Sirküler Darlık Oluşturan Plak Görünümü Mevcuttur


    Click Here to Zoom
    Şekil 2: Aksiyel BT Anjiografi Kesitinde Sol İCA Petröz Kesiminde Lümende Belirgin Daralma Oluşturan Hipodens Plak Görünümü Devam Etmektedir

    İskemik beyin yaralanmasının farklı bileşenlerini değerlendirmek için kullanılan faydalı tekniklerden birisi de MRG' dir. Genelde, bir akut iskemik olay sırasında meydana gelen patofizyolojik değişikliklerin görüntülenmesinde, konvansiyonel spin eko (SE) MRG, BT' den daha hassastır (Şekil 3, 4, 5). Manyetik rezonans incelemede görülebilen değişiklikler zamana bağlıdır ve kortikal girusların genişlemesi ve distorsiyonu, sulkusların daralması gibi doku şişmesinin sebep olduğu morfolojik değişiklikler belirlenebilir. Bu değişiklikler iskemik inmeden 6 saat sonra ve en iyi T1 ağırlıklı SE görüntülerinde görülür. Morfolojik değişikliklerden daha sonra, iskemik dokuların sinyallerinde değişiklik ortaya çıkar. Bu sinyal değişiklikleri ekseriya 8-24 saat sonra gözlemlenebilmektedir. Na-K ATPaz pompalarındaki yetersizliğin yol açtığı hücre içi serbest su muhtevasındaki artışa bağlı olarak, proton ağırlıklı ve T2 ağırlıklı görüntülerde girus ve subkortikal yapıların sinyal yoğunluğunda artma görülür13,14.


    Click Here to Zoom
    Şekil 3: Aksiyel T1 Ağırlıklı Kesitte Sol Temporal Lob Posterior Kesimde Hafif Bir Hipointensite Dikkati Çekmektedir


    Click Here to Zoom
    Şekil 4: Koronal T2 Ağırlıklı Kesitte Solda Lateral Ventrikül Oksipital Horn Komşuluğunda Kortikal Tabanlı Hiperintensite İzlenmektedir. Parankimal Ödem ve Sulkal Silinme Bulguları da Mevcuttur


    Click Here to Zoom
    Şekil 5: Aksiyel FLAİR Ağırlıklı Kesitte Sol Temporal Posteriorunda MCA Sulama Alanında Hiperintensite Mevcuttur

    Dokudaki su artışının olduğu yere göre görüntüler farklı olmaktadır. Sitotoksik ödemde, su moleküllerinin diffüze olabilme kabiliyetlerindeki azalmadan ötürü ekstrasellüler su muhtevası azalır. Bu, enfarktın başlamasından sonraki ilk bir iki saat içerisinde MRG' de “apparent diffusion coefficient (ADC)” de azalma ve “diffusion weighted imaging-difüzyon ağırlıklı görüntüleme (DWI)” de sinyal artışı olarak görülür. T1 ve T2 sinyallerinde bir değişiklik olmaz13-17. Klinik çalışmalar, inmeli hastalarda DWI taramada görülen akut lezyon hacminin nihai enfarkt hacmi ve klinik nörolojik akibet ile sıkı bir ilişkisi olduğunu göstermektedir. İskemik strokun başlangıcından 30 dakika sonra olması gereken difüzyonda kısıtlanma ve azalma meydana gelmektedir (Şekil 6, 7). ADC' deki sinyal azalması en düşük durumuna 8-32 saat sonra ulaşmakta, 3-5 gün önemli ölçüde düşük kalmaktadır18.


    Click Here to Zoom
    Şekil 6: Difüzyon Ağırlıklı b 1000 ile Uyumlu Kesitte Akut Evre Enfarkta Bağlı Belirgin Hiperintensite İzlenmektedir


    Click Here to Zoom
    Şekil 7: ADC Map' ta Akut Evre Enfarkt Sonucu Oluşan Kısıtlanmaya Bağlı Belirgin Hipointensite Mevcuttur

    Beyin perfüzyon değerlendirmesini iki yöntemle yapabilmekteyiz. Perfüzyon beyin BT incelemesi acil koşullarda yapılabilen ve iskemik beyin dokusunun genişliği ve hemodinamik durumu hakkında bilgi verebilen yeni bir görüntüleme yöntemidir19-21. Bu incelemede kontrast maddenin beyinden geçiş miktarı saptanarak beynin perfüzyonundaki asimetrik değişiklikler belirlenir. Tüm beynin perfüzyon incelemesi şu an için mümkün değildir. Sadece birbirine komşu birkaç kesit görüntülenebildiğinden klinisyen ile işbirliği yapılarak klinik olarak etkilenen anatomik bölgeden inceleme yapılabilir veya ön, orta ve arka beyin arter sulama alanını içeren bazal ganglionlar düzeyi seçilebilir. Otomatik enjektör kullanılarak intravenöz 6 sn gecikme ile 8 ml/sn hızla toplam 40 ml iyonik olmayan iyotlu kontrast madde verilir ve birbirlerine komşu iki kesitten görüntüler alınır21. Semiotomatik işlem sonrasında relatif beyin kan akımı , relatif beyin kan hacmi ve pik miktara ulaşma zamanı gibi hemodinamik parametreler ölçülerek geri dönüşlü iskemik doku ile geri dönüşü olmayan enfarkta gitmiş dokunun ayrımı yapılmaya çalışılır (20). Bu ayrım özellikle tedavi planlanmasında oldukça önemlidir. Diğer bir yöntem olan “perfüzyon weighted imaging (PWI) MRG” mekanizma aynı olup özellikle Echo Planar Imaging (EPI) gibi hızlı görüntüleme sekanslarının kullanıma girmesi ile mümkün olabilmiştir. Otomatik enjektör kullanılarak intravenöz gadolinyum verilmesini takiben T2 ağırlıklı görüntülerde kontrast geçişi kaydedilir. BT' ye göre en önemli avantajı öncesinde çekilen difüzyon ağırlıklı görüntülerle patolojik lokalizasyonun belirlenebilmesi ve radyasyon maruziyetinin olmamasıdır. Patolojilerde pik miktara ulaşma zamanı artarken, beyin kan akımı ve beyin kan hacmi düşmektedir12.

    Strok alanında sitotoksik ödem izlenirken lezyon çevresinde vazojenik ödem gelişmektedir. Sitotoksik ödem DWI' da kısıtlanmaya yol açarken vazojenik ödem ise ekstrasellüler su miktarı artışına bağlı olarak difüzyonu artırmaktadır. Bu yüzden DWI ile lezyon ile ödem ayrımı yapabilmekteyiz. Vazojenik ödemde T1 ağırlıklı MRG' de sinyal yoğunluğunda azalma, T2 ve “fluid-attenued inversion-recovery (FLAİR)” sinyallerinde artma olduğu saptanır15.

    Kısa süreli serebral iskemi, T2 sinyallerinde hafif değişikliklere neden olur. Bu değişiklikler enfarktın başlamasından 1 gün sonra aşikar hale gelir. Kalıcı iskemiyi takiben, T2 sinyal yoğunluğu 3. saatte artmaya başlar ve 1 günden uzun süreyle hacmi artar. Uzun süreli geçici iskemide şayet reperfüzyon olursa T2 sinyal değişiklikleri hızla artar. Gadolinyum verilişinden sonra kontrast artışı en erken 1-3. günde, normalde sinyalsiz olan iskemi yatağındaki damarlarda olmaktadır. Bu muhtemelen bölgesel olarak dilate olan leptomeningeal damarlardaki durağan akıma bağlıdır. İskemiden sonraki 2-6. günde enfarkt alanına komşu meninkslerde de kontrast artımı özellikle büyük enfarktlarda görülür. İnmeye yol açan tıkalı damarın BT' dekine benzer şekilde MRG' de görülmesi FLAİR incelemede mümkün olabilmektedir22.

    MR spektroskopi özellikle iskemik yaralanmadan sonraki ilk birkaç saat içerisinde meydana gelen metabolik değişiklikleri göstermede yardımcı olan bir tekniktir. MR spektroskopi enfarkt merkezi ile kurtarılabilir hücrelerin bulunduğu alanın (penumbra) ayırt edilmesine yardımcı olabilir. Erken dönemde yapılacak girişimle penumbradaki hücrelerin kurtarılması bugün için iskemik inmenin ilk tedavisini oluşturmaktadır. İskemik dokuda fosfokreatinin ve ATP azalırken, N-asetil aspartat, inorganik fosfat, laktat ve kolin miktarı tedrici biçimde artar. Penumbranın tesbitinde DWI ve PWI' nın birlikte değerlendirilmesi önemlidir. Çünkü DWI ve PWI uyumlu ise enfarkt sahası bellidir. Ancak DWI-PWI arası uyumsuzluk (mismatch) varsa fazla olan perfüzyon defekti kurtarılabilir penumbraya işaret etmektedir12.

    Enfarktın dönemine göre BT ve MRG bulgularını özetlersek:

    1. Hiperakut enfarkt (<6-12 saat): Kontrastsız BT normal görünümdedir. Difüzyon ağırlıklı MR görüntülerinde enfarkta ait bulgular 30-120 dakika içinde ortaya çıkar ve 2 haftaya kadar bulgular görülebilir23.
    2. Akut enfarkt (12-48 saat): Meningeal kontrastlanma, ödem ve kitle etkisi görülür. Kontrastsız BT ve DWI-ADC' de normale yakın veya hafif hipointens görünüm vardır.
    3. Subakut enfarkt (2 gün-2 hafta): Parankimal kontrast tutulumu 4. günde başlar, ödem ve kitle etkisi 7-10. günlerde azalmaya başlar. Artmış serebral kan hacmine karşın perfüzyonda azalma vardır.
    4. Kronik enfarkt (>2 hafta): Ensefalomalazi ve kortikal nekroz görülür.

    Anjiografik Değerlendirme
    BT anjiografi baş ve boyun damarlarının değerlendirilmesinde seçilecek ilk yöntemdir. Arteriyel daralma ve tıkanmayı açığa çıkaracağı gibi damar duvarının yapısını da gösterir24. BT ile daha dinamik ve daha hızlı üç boyutlu görüntülerin elde edilmesi ve beyin perfüzyonunun değerlendirilebilmesi kateter anjiografiye olan üstünlükleridir. Her iki yöntemle tromboemboliye bağlı damarın oklüzyonu veya kesilmesi, arteriyel diseksiyon, tren rayı görünümü (rekanalize veya oklüzif olmayan trombüste), damar dolmasında gecikme ve kollateral dolaşım saptanabilir.

    İnternal karotid arterdeki stenozun ve ülsere plağın ortaya konulması ve cerrahiye hazırlık için yüksek çözünürlüklü B-mod ultrasonografi, BTA veya MR anjiografi yapılabilmektedir (Şekil 8).


    Click Here to Zoom
    Şekil 8: TOF (Time of Flaight) MR Anjioda Sol İCA' nın Servikal Segmentinden Başlayıp Kavernöz Segmentinde de Devam Eden Parsiyel Dolum Dikkati Çekmektedir

  • Top
  • Abstract
  • Introduction
  • Conclusion
  • References
  • Conclusion
    Prognoz, tekrarlama riski ve tedavi seçenekleri inmenin tipine bağlıdır. İskemik inmeler genellikle tromboemboliktir ancak etyolojik alt tipi belirlemek klinik olarak her zaman mümkün değildir. Klinik tablo ve nöroradyolojik yöntemlerle beraber değerlendirildi ğinde etyoloji 5 alt gruba ayrılabilir: (1) kardioembolik (2) büyük damar tıkanması (3) küçük damar tıkanması (4) kriptojenik (5) diğer nedenler (arteriyel diseksiyon, vaskülit, vs) (25, 26). Damarların görüntülenmesi bu sınıflamayı yapmak için önemlidir ilave olarak beyindeki iskemik alan etyolojiye yönelik ipuçları verir.

    Strok geçirmiş bir hastanın nöroradyolojik takibi sıklıkla kontrastsız BT ile yapılır. İzlem BT' de geçirilmiş enfarkt hacminde artış, yeni enfarkt alanlarının oluşumu, kanama, hidrosefali, beyin ödemi ve herniasyon oluşumu değerlendirilmelidir.

  • Top
  • Abstract
  • Introduction
  • Conclusion
  • References
  • References

    1) Lev MH, Nichols SJ. Computed tomographic angiography and computed tomographic perfusion imaging of hyperacute stroke. Top Magn Reson Imaging. 2000; 11: 273-287

    2) Lev MH, Segal AZ, Farkas J, et al. Utility of perfusion-weighted CT imaging in acute middle cerebral artery stroke treated with intra-arterial thrombolysis: prediction of final infarct volume and clinical outcome. Stroke. 2001; 32: 2021-2028

    3) Sunshine JL, Bambakidis N, Tarr RW, et al. Benefits of perfusion MR imaging relative to diffusion MR imaging in the diagnosis and treatment of hyperacute stroke. AJNR Am J Neuroradiol. 2001; 22:915-21.

    4) McCullough LD, Beauchamp NB, Wityk R. Recent advances in the diagnosis and treatment of stroke. Surv Ophthalmol. 2001; 45: 317-330

    5) Heiss WD, Forsting M, Diener HC. Imaging in cerebrovascular disease. Curr Opin Neurol. 2001; 14: 67-75

    6) Schellinger PD, Jansen O, Fiebach JB, et al. Feasibility and practicality of MR imaging of stroke in the management of hyperacute cerebral ischemia. AJNR Am J Neuroradiol. 2000; 21: 1184-1189

    7) Kilpatrick MM, Yonas H, Goldstein S, et al. CT-based assessment of acute stroke: CT, CT angiography, and xenon-enhanced CT cerebral blood flow. Stroke. 2001; 32: 2543-2549

    8) Schaefer PW, Grant PE, Gonzalez RG. Diffusion-weighted MR imaging of the brain. Radiology. 2000; 217: 331-345

    9) Beşkonaklı E. Tıkayıcı damar hastalıkları ve tedavisi. In Aksoy K (ed). Temel Nöroşirürji. Ankara: Buluş Tasarım ve Matbaacılık, 2005: 388-396

    10) Grunwald I, Reith W. Non-traumatic neurological emergencies: imaging of cerebral ischemia. Eur Radiol. 2002; 12: 1632-1647

    11) Moulin T, Cattin F, Crepin-Leblond T, et al. Early CT signs in acute middle cerebral artery infarction: predictive value for subsequent infarct locations and outcome. Neurology. 1996; 47: 366-375

    12) Mullins ME. Modern emergent stroke imaging: pearls, protocols, and pitfalls. Radiol Clin North Am. 2006; 44: 41-62

    13) Jacobs MA, Mitsias P, Soltanian-Zadeh H, et al. Multiparametric MRI tissue characterization in clinical stroke with correlation to clinical outcome: part 2. Stroke. 2001; 32:950-957

    14) Jacobs MA, Zhang ZG, Knight RA, et al. A model for multiparametric mri tissue characterization in experimental cerebral ischemia with histological validation in rat: part 1. Stroke. 2001; 32: 943-949

    15) Ayata C, Ropper AH. Ischaemic brain oedema. J Clin Neurosci. 2002; 9: 113-124

    16) Moseley ME, Cohen Y, Kucharczyk J, et al. Diffusion-weighted MR imaging of anisotropic water diffusion in cat central nervous system. Radiology. 1990; 176: 439-445

    17) Warach S, Li W, Ronthal M, Edelman RR. Acute cerebral ischemia: evaluation with dynamic contrast-enhanced MR imaging and MR angiography. Radiology. 1992; 182: 41-47

    18) Tong DC, Yenari MA, Albers GW, O\'Brien M, Marks MP, Moseley ME. Correlation of perfusion- and diffusion-weighted MRI with NIHSS score in acute (<6.5 hour) ischemic stroke. Neurology. 1998; 50: 864-870

    19) Teksam M, Cakir B, Coskun M. Akut inmenin erken tanısında perfüzyon BT görüntüleme. Diagn Interv Radiol 2005; 11: 202-205

    20) Koenig M, Kraus M, Theek C, Klotz E, Gehlen W, Heuser L. Quantitative assessment of the ischemic brain by means of perfusion-related parameters derived from perfusion CT. Stroke. 2001; 32: 431-437

    21) Tomandl BF, Klotz E, Handschu R, et al. Comprehensive imaging of ischemic stroke with multisection CT. Radiographics. 2003; 23: 565-592

    22) Kadioglu HH. Açık kalp ameliyatlarının nörolojik komplikasyonları. In Pac M, Akcevin A, Aka AS, Buket S, Sarioglu T (eds). Kalp ve Damar Cerrahisi. Ankara: MN Medikal&Nobel, 2004: 897-935

    23) Burdette JH, Elster AD, Ricci PE. Calculation of apparent diffusion coefficients (ADCs) in brain using two-point and six-point methods. J Comput Assist Tomogr. 1998; 22: 792-794

    24) Lev MH, Farkas J, Rodriguez VR, et al. CT angiography in the rapid triage of patients with hyperacute stroke to intraarterial thrombolysis: accuracy in the detection of large vessel thrombus. J Comput Assist Tomogr. 2001; 25: 520-528

    25) Goldstein LB, Jones MR, Matchar DB, et al. Improving the reliability of stroke subgroup classification using the Trial of ORG 10172 in Acute Stroke Treatment (TOAST) criteria. Stroke. 2001; 32: 1091-1098

    26) Kolominsky-Rabas PL, Weber M, Gefeller O, Neundoerfer B, Heuschmann PU. Epidemiology of ischemic stroke subtypes according to TOAST criteria: incidence, recurrence, and long-term survival in ischemic stroke subtypes: a population-based study. Stroke. 2001; 32: 2735-2740

  • Top
  • Abstract
  • Introduction
  • Conclusion
  • References